4-9 OCAK 2026 79. VEREM EĞİTİMİ VE FARKINDALIK HAFTASI
05 Ocak 2026

79. VEREM EĞİTİMİ VE FARKINDALIK HAFTASI BİLGİ NOTU


Ülkemizde her yıl, ocak ayının ilk pazar gününü izleyen hafta; Verem Eğitimi ve Farkındalık (Propaganda) Haftası” olarak kabul edilmekte olup bu yıl, 4-9 Ocak 2026 tarihleri arasında kutlanmaktadır. Hafta boyunca verem (tüberküloz) hastalığı ile ilgili bilgilendirmeler yapılmakta ve kamuoyunun dikkati çekilmektedir.

Tüberküloz, hava yolu ile bulaşan, Mycobacterium tuberculosis adlı bakterinin neden olduğu, çoğunlukla akciğerler olmak üzere bütün doku ve organları (kemik, deri, göz gibi) tutabilen bir hastalıktır. Akciğer veya gırtlak (larinks) tüberkülozu olan hastalar; özellikle öksürme, hapşırma veya konuşma yolu ile mikrobu havaya saçarlar. Ortamda bulunan kişiler solunum yolu ile mikrobu alır ve bulaşma meydana gelir. Hastalığın en sık görülen belirtileri arasında öksürük, ateş (özellikle akşam saatlerinde yükselen, aralıklı), gece terlemesi ve kanlı balgam yer almaktadır. Ayrıca halsizlik, kilo kaybı, göğüs ağrısı, sırt ağrısı, nefes darlığı ve ses kısıklığı gibi belirtiler de meydana gelebilir. Ancak yaşlı hastalar tüberkülozun klasik belirtilerini göstermeyebilir. Bu hastalarda tüberküloz, fonksiyonel kapasitede değişiklikler (örneğin günlük yaşam aktivitelerinde bozulma), kronik yorgunluk, bilişsel bozukluk, yeme bozukluğu (anoreksiya) veya düşük dereceli ateş (uzun süreli ve açıklanamayan) ile ortaya çıkabilir. Akciğer dışı tüberküloz hastalığında ise ilgili organa ait bulgular görülebilir.

Düşük sosyoekonomik koşullarda yaşayanlar, kalabalık ve az havalanan ortamlarda yaşayanlar, tüberküloz hastalarının temaslıları, cezaevlerinde kalanlar ve sağlık çalışanları toplumun diğer bireylerine göre daha fazla risk altındadırlar. Ayrıca huzurevleri ve maden ocaklarında uzun süre kalanlar, göçmenler, kaçak işçiler, sığınmacılar, evsizler, HIV pozitif bireyler ile tütün, alkol ve ilaç bağımlıları da riskli grupta ele alınmaktadır.

Tüberküloz, tedavi edilebilir ve önlenebilir bir hastalıktır. Tedavi edilmediği takdirde ölümle sonuçlanabilir (%50). Tüberküloz hastalığı gelişen kişiler ilaçlara duyarlı iseler 6-9 aylık ilaç rejimi ile başarılı bir şekilde tedavi edilebilir. Tedavide ilaçların düzenli ve yeterli süre kullanılması çok önemlidir. Bütün hastaların tercihen bir sağlık personelinin gözetiminde ilaçlarını alması şeklinde uygulanan “doğrudan gözetimli tedavi (DGT)” düzenli ilaç kullanılması için en uygun yoldur. Aksi halde ilaç direnci, tedavi başarısızlığı veya nüks meydana gelebilir. İlaç direnci mevcut ise tedavi süresi 18-24 ay arasında değişebilir. Tüberküloz tedavisi, bütün sağlık kuruluşlarında, Bakanlığımız tarafından yayımlanmış olan “Tanı ve Tedavi Rehberi” ile belirlenmiş standartlara uygun olarak yapılmaktadır. Tedavide kullanılan bütün ilaçlar, ilgili sağlık kuruluşları tarafından ücretsiz verilmektedir.

Dünya Sağlık Örgütünün tahminlerine göre dünya nüfusunun yaklaşık dörtte biri tüberküloz bakterisi ile enfekte olup bunların % 5-10’unda aktif hastalık gelişmektedir. 2024 yılında, dünya genelinde yaklaşık 8,3 milyon yeni tüberküloz hastası ortaya çıkmış; tahmini 10,7 milyon tüberküloz vakası kaydedilmiş; 1,23 milyon kişi tüberküloz nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Tüberküloz (TB), tek bir bulaşıcı etkenin neden olduğu ölümler arasında dünyada birinci sırada yer alırken, tüm hastalıklar içinde en yaygın ölüm nedeni olan ilk 10 hastalık arasında da yer almaktadır. Tüberküloz ile küresel mücadele kapsamında uygulanan etkin tanı ve tedavi programları sayesinde 2000-2024 yılları arasında yaklaşık 83 milyon hayat kurtarılmıştır. Bununla birlikte COVID-19 pandemisi, küresel olarak tüberkülozu sona erdirme mücadelesinde uzun yıllar içinde kaydedilen ilerlemeyi yavaşlatmıştır.

Ülkemizde 2024 yılında 9.027 tüberküloz vakası verem savaş dispanserlerine kaydolmuştur. Bu olguların %93,9’u yeni vaka, %6,1’i ise önceden tedavi görmüş vakalardır. Hastaların %65,3’ünde akciğer tüberkülozu tespit edilirken, %34,7’sinde akciğer dışındaki organlar (lenf bezleri, plevra, kemik, böbrek, beyin vb.) tutulmuştur. Dünyamızdaki ve ülkemizdeki güncel durum göz önünde bulundurulduğunda tüberküloz önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir.

Hedefimiz 2030 yılına kadar tüberküloz hastalığını sona erdirmektir. Bebeklere BCG aşısının zamanında yaptırılması, bireysel ve toplumsal hijyen kurallarına uyulması, yaşanılan ortamların temiz hava alacak şekilde havalandırılması, öksürük hapşırık sırasında ağzın kol veya temiz bir mendille kapatılması, uzun süreli öksürük ya da tüberküloz hastası ile temas edilmesi durumunda, vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna müracaat edilmesi; tüberküloz hastası ve temaslılarının, ilaçlarını, sağlık personelinin gözetiminde ve düzenli bir şekilde kullanmaları önemlidir. Ayrıca 2-3 haftadan uzun süren öksürük şikayeti olan ve akciğer bulguları antibiyotik tedavisi ile düzelmeyen hastalarda mutlaka tüberküloz düşünülmeli ve araştırılmalıdır.

Hedefimiz Veremsiz Bir Türkiye!

Şimdi Tüberkülozu Bitirme Zamanı!

Korkma, Saklama, Tedavi Ol!